Canavar otuyla nasıl mücadele etmeli?

1
599
Canavar otuyla nasıl mücadele etmeli?

Başta ayçiçeği olmak üzere birçok tarım ürününün belalısı olan orobanş ağır ekonomik kayıplara yol açıyor. 

Türkiye’nin yağlık bitki üretiminde kritik role sahip ayçiçeğinde hasat heyecanı başladı. Ancak sarı tonlarıyla göz alan kimi ayçiçeği tarlalarının her zamanki gibi davetsiz bir misafiri var: Canavar otu! Yalnızca ayçiçeği değil kök bitkileri, baklagiller ve sebzelere de konuk olan canavar otunun üreticilere yaşattığı kayıplar kaçınılmaz değil.

Türkiye’de 36 farklı türü var

Orobanş, ya da bilinen adıyla “canavar otu”nun dünyada bilinen birçok türü var. Bu türler içinde yer alan Orobanche cernua Doğu Avrupa ve Yakın Doğu’da yaklaşık 7 milyon hektar ayçiçeğine zarar vermesiyle zarar genişliği en yüksek olan tür. Orobanşın Türkiye’de mevcut 36 türü ve bu türler içinde dünyanın diğer ülkelerinde de zararlı olan 4 tür yer alıyor.

Tüm ürünü kaybetmek bile mümkün!

Başta ayçiçeği olmak üzere domates, patates, mercimek, bakla ve tütünde zararlı olan orobanş, türlerine göre değişmekle birlikte tarım alanlarında yüzde 100’e varan verim kayıplarına neden oluyor. Her kültür bitkisi için etkili ve ekonomik mücadelesi bulunmayan canavar otuna karşı öncelikle önleme, sonrasında ise kültürel ve ilaçlı mücadelenin iyi bilinmesi gerekiyor.

Canavar otuyla nasıl mücadele etmeli?Yaşamı konukçusuna bağlı

“Tam parazit” bir yabancı ot olan orabanşın kendi yeşil yaprakları bulunmadığı için fotosentez yapamıyor. Konukçu olduğu bitkinin su ve besinine bağımlı bir yaşam süren bitki, zamanla konukçusunun gelişmesinin geri kalmasına, hatta ölümüne neden oluyor.

Bir bitkinin türe göre değişmekle birlikte ortalama 5 bin-100 bin arasında tohum ürettiği ve bu tohumların yaklaşık 10 yıl süre ile canlılığını yitirmeden toprakta kalabildiği göz önüne alındığında, orobanş mücadelesinin ne denli meşakkatli ve önemli olduğu açıkça ortaya çıkıyor.

Mücadele sertifikalı tohumla başlıyor

Canavar otu (Orobanş) ile mücadelede öncelikli olarak bulaşmanın engellenmesi gerekiyor. Bunun için dikkat edilmesi gerekenler; sertifikalı tohum kullanımı, ayçiçeği yetiştiriciliğinde dayanıklı çeşitlerin tercih edilmesi, sulama suyunun orobanş tohumu içermemesine özen gösterilmesi.

Araziden toplanan orobanşların üretim alanından uzaklaştırılarak imha edilmesi, bulaşık alanlarda kullanılan alet ile makinelerin dezenfekte edilmesi zorunlu. Ayrıca üreticilerin orobanş ile bulaşık alanlarda hayvan otlatmaması gerekiyor.

Yaşamı konukçusuna bağlı  “Tam parazit” bir yabancı ot olan orabanşın kendi yeşil yaprakları bulunmadığı için fotosentez yapamıyor. Konukçu olduğu bitkinin su ve besinine bağımlı bir yaşam süren bitki, zamanla konukçusunun gelişmesinin geri kalmasına, hatta ölümüne neden oluyor.  Bir bitkinin türe göre değişmekle birlikte ortalama 5 bin-100 bin arasında tohum ürettiği ve bu tohumların yaklaşık 10 yıl süre ile canlılığını yitirmeden toprakta kalabildiği göz önüne alındığında, orobanş mücadelesinin ne denli meşakkatli ve önemli olduğu açıkça ortaya çıkıyor.  Mücadele sertifikalı tohumla başlıyor  Orobanş ile mücadelede öncelikli olarak bulaşmanın engellenmesi gerekiyor. Bunun için dikkat edilmesi gerekenler; sertifikalı tohum kullanımı, ayçiçeği yetiştiriciliğinde dayanıklı çeşitlerin tercih edilmesi, sulama suyunun orobanş tohumu içermemesine özen gösterilmesi.  Araziden toplanan orobanşların üretim alanından uzaklaştırılarak imha edilmesi, bulaşık alanlarda kullanılan alet ile makinelerin dezenfekte edilmesi zorunlu. Ayrıca üreticilerin orobanş ile bulaşık alanlarda hayvan otlatmaması gerekiyor.Serada solarizasyon uygulaması

Mücadelede önleme çalışmalarının ardından kültürel işlemler geliyor. Arazide görülen orobanşın tohum bağlamasına izin verilmeden mümkünse elle toplanması veya yakılması gerekli. Ayrıca derin sürüm yaparak tohumların toprağın derinliklerine gömülmesine dikkat edilmesi öneriliyor.

Konukçu olmayan türlerle yapılacak münavebe, bitkinin yoğunluğunu azaltan bir diğer yararlı uygulama. Bununla birlikte seralarda yapılacak solarizasyon işlemi tohumları öldürmede oldukça etkili.

İlaçlı mücadele türe göre değişiyor

Sorun yarattığı her kültür bitkisinde etkili ilaçlı mücadelesi bulunmayan orobanşa karşı Türkiye’de yalnızca ayçiçeği, tütün ve mercimekte ruhsatı alınmış herbisitler bulunuyor. Bu türlerde ilaçlama uygulaması yaparken bitki çeşidine, kullanılan bitki koruma ürününün özelliğine ve etiketinde belirtilen uygulama zamanına dikkat edilmesi gerekiyor.


Ayrıca Doç. Dr. Yalçın Kaya’nın paylaşmış olduğu aşağıdaki yazıya da bakabilirsiniz.

Ayçiçeğinde Orobanş Paraziti ve Mücadelesi 

Orobanş (Orobanche spp.) ülkemizde ve ayçiçeği tarımı yapılan Avrupa ve Balkan ülkelerinde, ayçiçeğinde önemli verim azalmalarına sebep olan bir parazit bitkidir. Shindrova ve ark. (1998), ayçiçeğinde orobanş parazitinin bindane ağırlığını, tanedeki yağ ve protein oranını, bitki boyunu, tabla çapını ve bitki başına verimi azalttığını, ancak tanenin yağ asitleri ve kalite kompozisyonunda herhangi bir değişiklikte bulunmadığını ortaya koymuşlardır. Bu parazit, değişik çevre ve iklim koşullarında yeni fizyolojik ırklar oluşturmakta ve bunlara dayanıklı ayçiçeği geliştirilse bile, tekrar ortaya çıkarak problem olmaktadır. Ülkemizde ve dünyada bu konuda yoğun olarak gerek dayanıklı çeşit geliştirme, gerekse orobanşın kimyasal olarak kontrolü şeklinde araştırmalar devam etmektedir.

Orobanş parazitinin kökleri, ayçiçeğinden su ve bitki besin maddelerini alacak şekilde özelleşmiş ve yaprakları küçülmüştür. Farklı renklerde çiçekleri taşıyan dalsız sapları vardır. Meyvesi kapsül şeklinde olup, çok küçük siyah-kahverengi tohumlara (0.4 mm) sahiptir. Bir orobanş bitkisinin yaklaşık 200 bin adetten fazla tohuma sahip olduğu literatürlerde bildirilmektedir. Tohumların çok küçük ve hafif olması nedeniyle, toprak işleme aletleri, su ve rüzgar ile kolayca yayılmakta ve toprakta canlılığını 15-20 yıl süreyle muhafaza edebilmektedir.

Parazitin konukçu bitki olarak ayçiçeği köklerine enfeksiyonundaki aşamaları şöyledir. Orobanş ayçiçeği bitkisinin köklerinden çıkan salgılar ile uyarılarak çimlenir ve çim tübü değişimlere uğrayarak konukçu bitkinin köklerine tutunabileceği bir organ oluşturur. Parazit bu organ sayesinde bitki köklerine tutunarak, hızlı hücre bölünmesiyle dairemsi yumru kökçükleri oluşturarak kökün içine girer.

Yapılan araştırmalar ayçiçeğinde orobanş parazitine dayanıklılığın bu devrede bitki kök hücrelerinin çeperinin kalınlığıyla ilgili olduğunu ve kalın hücre çeperine sahip çeşitlerde orobanşın çimlendikten sonra kökçüklerin kalın hücre çeperinden içeri giremediğini ve öldüğünü tespit etmişlerdir. Hatta bu şekilde, orobanşa dayanıklı çeşitlerin ekilmesiyle orobanş populasyonda azalma sağlanarak orobanşın direncinin kırılacağı vurgulanmıştır.

Orobanş paraziti konukçu bitkinin köklerinin içine girdikten sonra iletim demetlerine ulaşır ve buradan beslenerek canavar otu bitkisini yani sap ve diğer organlarını meydana getirir. Görüldüğü üzere orobanş toprak yüzeyinde görülünceye kadar fazla miktarda bitkiye zarar verir ve parazitle mücadele çok erken devrede başlanılması son derece önemlidir.Bunlardan en önemlisi de dayanıklı çeşittir. Az veya orta derecede orobanşa dayanıklı çeşitlerde ise daha önce bahsedilen kök hücre çeperlerinin kalınlığı ya orobanşın çimlenmesine izin vererek fazla gelişmeden toprak altından kuruyarak ölecek ya da çok az miktarda parazit bitkinin toprak yüzeyine çıkarak yaşamasına müsade edecektir.

Orobanşın çimlenebilmesi için gerekli optimum toprak sıcaklığı 15-25 º C olup, 25 º C nin üzerindeki sıcaklıklarda çimlenmede bir azalma meydana geldiği tespit edilmiştir. (Ekiz, 1970). Yine toprak sıcaklığının bu oranlardan az olması orobanşın toprak yüzeyinde görülme zamanını geciktirmektedir. Orobanşın gelişmesi için gerekli bir diğer faktörde her bitki için önemli olan toprakta yeterli suyun veya nemin olmasıdır. Bu nedenle, ayçiçeğinde yapılan geç ekimlerde canavar otu yoğunluğunda büyük azalmalar meydana getirmektedir. Yapılan araştırmalarda orobanşın toprak yüzeyinde ilk olarak görülmesi ekim zamanı ve çeşitlere göre ekimden itibaren 27-65 gün arasında değiştiği ortaya konulmuştur (Uludere ve ark, 1988). Aydın ve Mutlu (1996), ayçiçeği köklerinde görülen orobanş miktarının çiçeklenme zamanında maksimuma ulaştığını ve Edirne koşullarında erken ekimlerde (Nisan) geç ekimlere (Mayıs-Haziran) nazaran daha fazla orobanş görüldüğünü gözlemlemişlerdir. Orobanşın dayanıklı çeşit kullanımı dışında kontrolü için bir çok yöntem ve uygulamalar yapılmıştır. Ayçiçeği dışında çimlenme için salgı veren bazı bitkilerin (keten, mısır, sorgum, vb.) kapan olarak kullanılması, orobanşın tohum çıkarmadan önce elle toplanması, toprağın naylon ile kaplanarak ısıtılması gibi yöntemler pahalı ve fazla işgücü gerektirmesi gibi nedenlerden dolayı pratikte uygulama imkanı bulamamıştır. Orobanş tohumlarının 15-20 yıl gibi bir süre toprakta canlılığını koruması ekim nöbetini de uygulamadan çıkarmaktadır. En uygun kültürel işleminde, yüzeydeki orobanş tohumlarını derine gömmesi nedeniyle, tarlanın ayçiçeği ekiminden önce derin sürüm olduğu araştırmacılar tarafından tespit edilmiştir (Pedzolt ve ark, 1993). Yine Trifluarin tekipli ilaçlarla yapılan yabancı ot mücadelesinin ve fazla miktarda sulamanın orobanş zararını azalttığı görülmektedir.

Yapılan araştırmalar, Fusarium oxysporum ve Rhizoctinia solani gibi solgunluk etmeni mantarların da orobanş kontrolünde etkili bir biçimde kullanılabileceğini ortaya koymuştur. Ancak orobanş ile mücadelede yüksek oranda etkili yöntemlerden biri de canavar otu bitkilerinin çiçek organlarını ve kapsüllerini yiyerek zarar yapan Phytomyza orobanchia Kalt. böceğinin kullanılmasıdır. Araştırmalar, bu böceğin larvalarının orobanşta % 37-69 oranında ölümlere sebep olduğu ve diğerlerinde de tohum bağlama oranlarının düştüğünü göstermiştir.

Canavar otu ile mücadelede dayanıklı çeşitlerinin kullanılmasından sonra, en etkili mücadele de, son yıllarda ruhsat alan İmazapic terkipli OROBAN ticari isimli ilacın ekimden sonra iki defa (37.5 gr + 37.5 gr ) uygulamasıdır. Yapılan denemeler, bu kimyasal ilacın %100 e varan oranda etkili olduğunu ortaya koymuştur. Ekimden sonra bitkinin 8-10 ve 14-16 yapraklı devrelerde iki defa uygulanması gerekmektedir.

Yukarıda bahsedilen mücadele yöntemleri gösteriyor ki, yapılan tüm kültürel işlemler, uygulanan kimyasal ilaçlar, orobanşı belli bir ölçüde kontrol etmekte ve ek bir maliyet getirmektedir. Bu nedenle orobanşla en etkili, en ucuz, en pratik yöntem dayanıklı çeşit geliştirmektir.

İlk olarak 1956 yılında ülkemizde problem olan orobanş, 1960 yıllarının başında Rusya’dan dayanıklı Vniimik çeşitleri getirilmesiyle sorun çözülmüştür. 1981 yılında da orobanşın yeni ırkları tekrar Trakya bölgesinde görülmüş ve Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nce yapılan çalışmalar sonucunda bu yeni ırkların ülkemizde yayılış alanları ve hangi ırkların bulunduğu ve gerek enstitüce gerekse özel şirketlerce geliştirilen ve yurt dışından getirilen dayanıklı çeşitlerle sorun çözülmüştür. Ancak son birkaç yıldır, gerek ülkemizde, gerekse diğer Doğu Avrupa ülkelerinde ve İspanya da, canavar otu yeni ırk veya ırklar ortaya çıkararak problem olmaya başlamıştır. Bundan da anlaşılacağı üzere, canavar otu paraziti dayanıklı çeşitlere karşı, yaklaşık her yirmi yılda bir kendini yenileyerek, dayanıklılık mekanizmasını kırmaktadır. Bu nedenle Trakya bölgesinde bu yeni ırkların yayılış alanlarının ve hangi ırklarının mevcut olduğunun tespiti ve bunlara dayanıklı çeşitlerin geliştirilmesi gerekmektedir. Irkların tespiti ve dayanıklı çeşitlerin belirlenmesi yönünde çalışmalar devam etmektedir.

* Aydın, A. ve H. Mutlu. 1996. Broomrape development on sunflower planted at different dates. Helia. 19(25) pp. 105-110.

* Pedzolt, K., Y. Nemli, and J. Sneyd. 1993. Integrated control of Orobanche cumana in sunflower. 3th International Workshop on Orobanche. 8-12.1993. Amsterdam. Netherlands.

* Shindrova, P. P. Ivanov, ve V. Nikolova. 1998. Effect of broomrape (Orobanche cumana Wallr.) intensity of attack on some morphological and biochemical indices of sunflower (Helianthus annuus L.). Helia. 21(29) pp. 55-62.

* Uludere, Ö.A., M Salihoğlu, Ç. Sarı, ve B, Çukadar. 1988. Trakya’da Yeniden Görülen orobanşın (Orobanche cumana. Wallr.) ırk tespiti ile dünyada ve Türkiye de üretilen başlıca ayçiçeği çeşitlerinin ve bazı hatların dayanıklılık durumları. Sonuç Raporu. Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü.

1 YORUM

  1. Orobanş (canavar otu) ,kök çürüklüğü hangi bitkide olursa olsun % 80 etkil bir çeşit toprak düzenleyici geliştirdim.denemek isteyen bana ulaşabilir.

Bir Cevap Yazın