Ana Sayfa Hayvansal Üretim Dev hayvancılık projesi için Diyarbakırda ilk adım atıldı

Dev hayvancılık projesi için Diyarbakırda ilk adım atıldı

GAP Bölgesi Hayvansal Üretiminde Dikey Kümelenme Modeli Projesiyle topraktan, et, süt ve gıda sanayine uzanan zincir birleştirilecek.

16 ortakla kurulması planlanan AGRIMED AŞ’nin yürüteceği ‘GAP Bölgesi’nde Hayvansal Üretimde Dikey Kümelenme Modeli Projesi’ ile Doğu ve Güneydoğu’daki 5 ilde hayvancılık ayağa kaldırılacak. 

250 milyon dolarlık proje kapsamında Malatya, Şanlıurfa, Diyarbakır, Bingöl ve Van’da topraktan, et, süt ve gıda sanayine uzanan zincir birleştirilecek. Bölge hayvancılığının kaba yem ihtiyacını karşılamayı, toprak kullanımını ve verimliliğini artırmayı, sulama sistemleri kullanımını yaygınlaştırmayı amaçlayan projeyle, zorunlu göç mağdurlarının istihdam sorunu da çözülecek.

Proje kapsamında tahıl ve kaba yem sanayi bitkileri üretilecek, günlük 500 ton kapasiteli süt işleme tesisi kurulacak. Et işleme üniteleriyle damızlık düve üretimine de yoğunlaşacak olan AGRIMED, aşı için Ar-Ge çalışmaları da yürütecek. Ekolojik tarıma da el atacak olan AGRIMED’in Danimarka, Polonya ve Almanya’dan gelen partnerleri ise biogaz üretim tesisi kuracak.

- Advertisement -

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Avrupa Birliği Bilgi Merkezi’nin düzenlediği, moderatörlüğünü DÜNYA Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakan Güldağ’ın yaptığı, konuşmacıları arasında DÜNYA Gazetesi yazarı Rüştü Bozkurt’un da yer aldığı ‘AB, Türkiye ve GAP Bölgesinde Hayvancılık’ konulu panel, Diyarbakır’da gerçekleştirildi. Avrupadan Danimarka, Polonya ve Almanya’dan biogaz, tarım aletleri ve hayvancılık sektöründe faaliyet gösteren konukların da izlediği panel öncesinde ‘GAP Bölgesi’nde Hayvansal Üretimde Dikey Kümelenme Modeli Projesi’ni bir sunumla tanıtan Dicle Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Yardımcı Doçent Hüseyin Pulat, alt sektör olarak görülmesi ve ıslah çalışmalarında yapılan hataların Türkiye’de hayvancılığın gelişmesini engellediğini belirterek, “Bölgede müthiş bir sinerji yaratacak Hayvansal Üretimde Dikey Kümelenme Modeli Projesini ilk etapta Diyarbakır için hazırladık. Ancak GAP idaresi ve Kalkınma Bankasının çağrısı üzerine projeyi GAP’a endeksli 250 milyon dolarlık büyük bir proje haline dönüştürdük.

Öncelikli olarak çatı şirketimiz olan AGRIMED AŞ’nin kurulma çalışmaları devam ediyor. Bu şirketin alt şirketleri ve akademik ortakları olacak. Topraktan, et -süt ve gıda sanayine giden yolculuğu birleştirmek küçük ölçekleri birleştirmek mega proje haline getirmek istiyoruz. Projemizin hedefi, bölge hayvancılığı için gerekli olan kaba yem ihtiyacını karşılamak, toprak kullanımı ve verimliliğini artırmak. Sulama sistemleri kullanımını yaygınlaştırmak istiyoruz. Diyarbakır merkez ve GAP bölgesi içinde entegre süt sığırcılığında sektörel bütünlük oluşturacağız.

Kaliteli, sağlıklı süt üretimi yaparak tarımsal üretimin rekabet gücünü artırmak amacındayız. Kırsaldan kentsel alanlara göçü önlemek, kentte hayvansal üretim yapan zorunlu göç mağdurlarının istihdam sorunlarını çözmek istiyoruz. Kırsal üretimi cazip hale getirerek kentsel dönüşüm projelerini desteklemek, hastalıklardan arı damızlık hayvan potansiyeli oluşturmak amacındayız. Hayvan hastalıkları ve işletme sorunlarına çözüm üretecek gezici hayvan polikliniği ve danışmanlık hizmeti sunacağız” açıklamasını yaptı.

Projenin ekseni kaba yem üretimi

Proje kapsamında tahıl ve kaba yem sanayi bitkileri üretimi yapacaklarını kaydeden Pulat, “GAP bunu artıracak. Sulama ile artacak üretimi pazarlamak önemli. Sözleşmeli üretimi model olarak görüyoruz. Sulama sistemleri, tarımsal mekanizasyon imalatı ve yan sanayiye yönelik çalışmalar da olacak. AGRIMED AŞ’nin alt kurumsal ortakları 100 ile bin baş arasında projede yer alabilecekler. Biz ortalama 300 baş düşünüyoruz.

‘Bireysel akademik ortaklar’ ile birlikte süt ve et işleme üniteleri, hastalıksız hayvan üretimi için damızlık düve üretimi , konsantre yem üretimi için projelerimizi hayata geçireceğiz. Proje kapsamında danışmanlık, hayvan sağlığı , tarım akademisi , Ar-Ge ilaç ve sperm üretimi de yapılacak. Kaba yem üretimi projenin ekseni. 500 ton gün kapasiteli süt işleme tesisimiz olacak. Ekolojik tarım da olacak. Biogaz üretim tesisini Danimarka, Polonya ve Almanya’dan gelen partnerlerimiz kuracak.

Tarım ve hayvancılık bir kenara bırakıldı

TOBB Başkan Yardımcısı Faik Yavuz da çok kritik bir dönemde geç kalınmış bir projeyi tartıştıklarını belirterek, Türkiye’de Sanayide yapılan atılımlar yapıldığını ama tarım ve hayvancılığın bir kenara bırakıldığını söyledi. Tarım ve hayvancılık için planlamanın gerekli olduğunu belirten Yavuz, sektörün kayıt altına alınması gerektiğini ifade etti.

PANELDEN

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı GALİP ENSARİOĞLU

Projeye yoğun emek harcandı

GAP’ın enerji yatırımlarında sona yaklaşıldı. Ancak sulama yatırımlarında alacak çok yolumuz var. Yeni ürün desenlerine , rekolte artışına yön verecek projeler üretmemiz gerekir. Sanayi ürünlerini , yem bitkisi ürünlerini işleyecek sektörel yapıları şimdiden kurgulamalıyız. GAP tamamlandığında 3.5 milyon insana iş olanağı sağlayacak deyip beklersek bu istihdam ortaya çıkmaz. ‘GAP Bölgesi Hayvansal Üretiminde Dikey Kümelenme Modeli Projesi’ üzerinde uzun süre ve yoğun emek harcanarak hazırlanmış bir proje.

İlk etapta Diyarbakır için kurgulanan 37.5 milyon dolarlık proje GAP ile ilişkilendirilerek genişletildi Şanlıurfa, Bingöl, Van ve Malatya projeye dahil edildi. 250 milyon dolarlık bölgesel kalkınma hamlesi ortaya çıktı. Eğer bizler, sizler elbirliği ile projeye sahip çıkarsak, sadece bölgemizin değil, Türkiye’nin damızlık problemini çözen sektörel yapılar oluşturabiliriz.

Diyarbakır TSO Genel Sekreteri MEHMET ASLAN

İthal ürünlerle ilgili hiçbir fiyat engeli yok

27 AB ülkesinde serbest piyasa sistemi var. Ancak söz konusu tarım ve hayvancılık olunca liberal ekonomik sistemleri askıya alınabiliyor. AB’de tamamen koruma ekonomisi var. Korumanın esasında ise üreticiler ve tüketiciler arasında denge oluşturma mantığı yatıyor. AB çok ciddi müdahale sistemi belirliyor. Her ülkenin sütte kotası var. Bu kotalar aşılırsa yüksek vergiler devreye koyuluyor. Kota eksik kalırsa ülkelerarası transferler yapılabiliyor. Bu şekilde piyasalar denetleniyor. Biz de ithalat bile üreticiyi tehdit etme politikası olarak uygulanıyor.

İthalat rekabetçi yapıyı geliştirmek için yapılır. Şu anda bizde uygulanan sistemde ise ithal edilen ürünler ile ilgili hiçbir fiyat engeli yok. Bu ithalatımızda ciddi bir fiyat krizi çıkarabilir. Kayıtlarımızda 10 milyon 800 bin büyükbaş hayvan var. AB’de ise bu rakam 90 milyon. 7 ülkeye bölündüğünde her ülkede ortalama 3.5 milyon büyükbaş oluyor. Bizim her ülkeden 3 misli fazla stokumuz var.

Hedef Alliance Holding AŞ Yönetim Kurulu Başkanı ETHEM SANCAK

Meralar ya yakıldı ya kendi haline bırakıldı

Et krizi 3-4 aydır sürüyor. Çok temel yapısal problemle karşı karşıyayız. Hayvancılık sektörü ile ilgili çok ciddi devrim yapılmalı. Bu hükümet 10 yılda muazzam işler yaptı. Ancak, tarım ve hayvancılıkta popülizmden kurtulamadı. Bu sektörü ciddi bir endüstriyel sektör olarak görmüyor. Tarımı düzgün ele almayan bir ülkenin demokrasi inşa etmesi mümkün değil. Şu an tarım ve hayvancılıkta yaşananlar toplumsal sorun. Hayvancılık sektörüne bu işin yapılabilirliğini göstermek için girdim. Et ve süt konusunda kimseden bilgi almamıza gerek yok.

Biz etin ırkını 300 yıldır yok etmişiz. Süt ırklarını kesip yiyoruz. Yem sanayini geliştirmek için endüstriyi geliştirmeliyiz. Niyetli köylümüze de bu işi öğreteceğiz. Meralarımız 20-30 yılda ya yakıldı ya kendi haline bırakıldı. Tedavi yöntemleri için de çok değişik bileşenleri bir araya getirmek, hükümeti bu popülizmden vazgeçirmek gerekir. Et meselesinin arkası daha kötü hale geliyor. Kapıda bekleyenler size 3-4 dolara et satmazlar.

DÜNYA Gazetesi Yazarı RÜŞTÜ BOZKURT

Hükümetin en zayıf tarafı tarımda popülizm

Hayvancılıkta A’dan Z’ye her şeyin değişmesi gerek. Türkiye’de 500’ün üzerinde hayvan besleyen bütün işletmeleri gezdim. Sektörün öncelikli sorunu kültürümüz. Bir sütü 38 saate işlemezseniz, süt değerini kaybeder. Çok uzaktaki büyük süt işletmelerine Şanlıurfa’dan süt götürülüyor. GAP’ta açıklanan ve söylenen rakamlar arasında inanılmaz derecede farklılıklar var. Ne kadar hayvanı olduğunu bilmeyen bir ülkede hayvancılığı nasıl geliştirebilirsiniz? Toprak, su, iklim, insanımız var ama verimliliği dünya düzeyine çıkartamıyoruz.

Bu şartlarda et ithal ediyorsak, bu işte bir yanlışlık var. Dikey Kümelenme Modeli projesi çok güzel. Ancak bu projede dahil genel anlamda kaba yemin yüzde 60’ını kendi çiftliğinde üretmeyen başarılı olamaz. Hükümetin en zayıf tarafı tarımda popülizmdir.

Harran Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Öğretim Üyesi ŞÜKRÜ GÜRLER

Türkiye’de tarım ve hayvancılığın zemini yok

Aslında tarım sorunları neden çözülmüyor diye düşünürsek cevabı şöyle karşımıza çıkıyor. Toplumun en örgütsüz kesimi tarafından yürütüldüğü için Türkiye’de ıslah konusunda yapılan çalışmalar 30 yıl önce bitti. Hayvancılıkta ıslah politikaları. hükümet politikası olmalıdır. Herkes Angus peşinde koşuyor Ama nasıl kesileceğini bile bilmiyoruz. Türkiye’de tarım ve hayvancılığın zemini yok. O nedenle neyi tartışırsanız tartışın sonuç alamıyorsunuz .

Haber Kaynağı: Dünya Gazetesi – www.dunyagazetesi.com.tr
- Advertisement -

Bir Cevap Yazın

OKUNMALI !