Dünyada Tarım İlacı Kullanımı

2
979

Günümüz dünyasının en önemli sorunlardan biri de hızla artan dünya nüfusudur. FAO’nun raporlarına göre her yıl insanlara 15-20 milyon ton gıda maddesi gerekmektedir.

Dünyanın yüzölçümü sınırlı olduğundan bu ihtiyacı karşılayacak üretim için yeni alanların tarıma açılması mümkün değildir.Mevcut alanlardan daha fazla üretim yapılabilmesi için tarım ilaçları bugün bütün dünyada kullanılmasından vazgeçilemeyecek maddeler olarak kabul edilmektedir. Dünyada tarım ilacı üretimi 3 milyon ton civarında, yıllık satış tutarı ise 25-30 milyar dolar arasında değişmektedir. Dünya pestisit pazarı 1998 de 1993’e göre % 2.5’luk yıllık büyüme ile 31 milyar dolara ulaşmıştır. Türkiye’de ise 1999 sonu itibariyle 2000 e yakın ruhsatlı ilaç olup bunlar içerisinde yer alan teknik madde sayısı 300 civarındadır. Bunların 16 tanesi ülkemizde üretilmekte olup, diğerleri ithal edilmekte veya hazır ilaç olarak ülkemize girmektedir. Yıllık pestisid satışının 250 M $ civarında olduğu ülkemizde birim alana kullanılan ilaç miktarı gelişmiş ülkelere göre çok düşük düzeyde kalmaktadır. Türkiye’ye kıyasla Fransa ve Almanya’da 9, İtalya’da 15, Hollanda’da 35, Yunanistan’da 12, Belçika’da 21, ABD de 15, İsviçre ve Japonya’da 17kat daha fazla ilaç tüketilmektedir. Türkiye’de ilaç kullanımı daha çok polikültür tarımın yapıldığı Akdeniz ve Ege bölgelerinde yoğunlaşmaktadır.Entegre tarımın başlatılmasına yönelik güçlü girişimler, sürdürülebilir tarıma ulaşılması bakımından acilen gereklidir. Dünya’da Entegre Ürün Yönetimi(ICM-Integrated Crop Management) hareketleri, çevreyi ve insanı tek bir sistem olarak gören (holistik) çiftçilik yaklaşımını vurgulamaktadır. Tüm kıtalarda kültürel uygulamalar (örn. bitki rotasyonu, zararlı izleme) ile biyolojik, biyoteknolojik ve kimyasal Bitki Koruma ilaçlarını bir arada içeren Entegre Mücadele(IPM-Integrated Pest Management) girişimleri Bitki Koruma ürünlerinin kullanımını, güvenli ve çevreye saygılı hale getirmek için takip edilmesi gereken yoldur. Sektörün global derneği GCPF(Global Crop Protection Federation) tarafından başlatılıp desteklenen özel “Güvenli Kullanma Projeleri”nin hedefi budur. Bu amaçla GCPF, dünya çapında yeni ve sürdürülebilir çözümlerin uygulamasını güçlendirmek üzere kamu-özel ortaklığını kurmaya ve uluslararası kurumlar, hükümetler ve resmi olmayan kurumlar ve diğer taraflar ile diyalogda bulunmak için çaba göstermektedir.GCPF üyelerinin bunu en etkin biçimde yapabilmeleri için, hükümetlerin global ticari işbirliğini tehlikeye atmadan bilime dayalı kararlar verilmesini ve iş çevrelerinde istikrarı destekleyen politikalar belirlemesi gerekmektedir

Günümüz dünyasının en önemli sorunlarından biri de hızla artan dünya nüfusudur. Çünkü, dünya nüfusu gittikçe artmasına karşın dünyanın yüzölçümü değişmemektedir. Hatta erozyon, yeni yerleşim yerlerinin açılması, yeni fabrikalar kurulması gibi nedenlerle tarıma elverişli alanlar giderek azalmaktadır. Diğer taraftan, FAO’nun raporlarına göre, halihazırdaki dünya nüfusunun % 40’ı yeterli derecede beslenememekte, hatta açlığa bağlı nedenlerle her yıl 20 milyon insan ölmektedir. Yine FAO’nun raporlarına göre her yıl, başta tahıl olmak üzere bu insanlara 15-20 milyon ton gıda maddesi gerekmektedir. Dünyanın yüzölçümü sınırlı olduğundan bu ihtiyacı karşılayacak üretim için yeni alanların tarıma açılması mümkün değildir. O halde yapılacak iş, birim alandan elde edilecek ürün miktarını arttırmaktır. Bunun için de modern tekniklerin ve girdilerin kullanılması bir zorunluluktur. Tarım ilacı da bu girdilerin başında gelmektedir. Bugün tarım ilacı kullanılmadan üretim yapılması halinde,ürün miktarında ortalama % 65 oranında kayıp olmaktadır.Bazı hastalık ve zararlılara karşı son yıllarda bulunan dayanıklı çeşitler yine de gerekli sonucu sağlayamamıştır. Ayrıca gübreleme, sulama, toprak işlemesi vb. verimi arttırıcı kültürel yöntemler bazı bitkilerde hastalık ve zararlıların daha da artmasına neden olmuştur. Bu sebeplerden dolayı, tarım ilaçları bugün bütün dünyada kullanılmasından vazgeçilemeyecek maddeler olarak kabul edilmektedir.

Türkiye’nin Tarımsal Araştırma Potansiyeli:
Türkiye’de Tarımsal araştırmalar 80 yıllık bir geçmişe sahiptir. Araştırma – Geliştirme çalışmaları cumhuriyet dönemiyle birlikte başlamıştır.
Tarımsal araştırma yapan kuruluşların gelişimi büyük ölçüde 1950 – 1970 döneminde gerçekleşmiştir. Bu dönem aynı zamanda dünyada tarımsal üretimin önemli değişmeler ve olağanüstü gelişmeler gösterdiği bir dönemdir. İkinci dünya savaşı sonrasında tarımsal üretimde nitelikli üretim materyali, kimyasal gübre, tarımsal savaşım ilaçları kullanımı, tarımsal mekanizasyonda ve sulama teknolojilerindeki gelişmelerin uygulanması ile üretim olağanüstü boyutlarda artmış ve ürün kalitesi yükselmiştir. Bu uygulamaların başarılı sonuçlarının görülmesiyle, tarımda yogun girdili ve teknoloji kullanımına dayalı bir üretim modeli dünyada giderek yaygınlamaya başlamıştır.

DÜNYADA TARIM İLACI KULLANIMI
Dünyada tarım ilacı üretimi 3 milyon ton civarındadır. Pestisitlerin yıllık satış tutarı ise 25-30 milyar dolar arasında değişmektedir. Dünya pestisit pazarı 1998 de 1993’e göre % 2.5’luk yıllık büyüme ile 31 milyar dolara ulaşmıştır. 1999 da ise 1998 e göre % 1’lik bir büyüme tahmin edilmektedir. Tonaj olarak ise yılda % 1 den daha az bir büyüme beklenmektedir.

Tarım ilaçları içinde % 47’lik bir payla birinci sırayı almaktadır. Bunu % 29 ile insektisitler izlemekte, fungisitlerin ise % 19’luk bir payı bulunmaktadır. Herbisitler ve insektisitler kullanımın % 70’in üstündeki bir bölümünü kapsamaktadır. Diğer pestisit grupları ise % 5’lik bir paya sahiptir.Dünya’da Kuzey Amerika 1994 verilerine göre en büyük pestisit pazarıdır Formülâsyon şekillerine göre pestisit kullanımını incelediğimizde 1994 yılında en fazla Emülsiyon konsantre (EC) ilaçlar kullanılmıştır. Bunu Islanabilir Toz İlaçlar (WP) takip etmektedir.
ÜRÜNLERE GÖRE TARIM İLACI KULLANIMI:
Dünya’da yetiştirilen ürünlere göre tarım ilaçları pazarına baktığımızda ise en önemli ürün gruplarının meyve ile sebze (% 25) ve hububat (% 15) olduğu görülmektedir. Bunların yanında çeltik (% 12), mısır (% 11), pamuk (% 10)’da önemli ürün gurupları olarak dikkati çekmektedirler.

TÜRKİYE’DE TARIM İLACI KULLANIMI
Türkiye’de 1998 yılı itibariyle 2000 ‘in üzerinde ruhsatlı ilaç olup bunlar içerisinde yer alan teknik madde sayısı 243 tür. Bu maddelerin 16 si ülkemizde üretilmekte geri kalan kısmı ya burada yapılacak ilaçlar için ithal edilmekte veya hazır ithal ilaçlar içerisinde yurdumuza girmektedir.

YILLARA GÖRE TARIM İLAÇLARI TÜKETİM MİKTAR VE DEĞER KARŞILAŞTIRMASI
Ülkemizdeki genel kanı dünyada tarım ilacı kullanımının terk edilmesine rağmen ülkemizde kullanımına devam edildiği şeklindedir. Her ne kadar biyolojik mücadele, organik tarım, alternatif tarım, ekolojik tarım tanımları içerisine giren konularda tarım ilaçlarının kullanımının yerine dünyada bu teknolojilerin yer aldığı yöntemlerin kullanılmasına başlanmışsa da halihazırda genel tarımsal savaş yöntemleri içerisinde tarım ilaçları dışındaki yöntemlerin payı dünyanın en gelişmiş ülkesinde bile % 5 i geçmemektedir.Türkiye’de birim alana kullanılan ilaç miktarı gelişmiş ülkelere göre çok düşük düzeyde kalmaktadır. Ülkemizde hektara kullanılan ilaç miktarı 0.5 kg. iken bu miktar Fransa ve Almanya’da 4.4 kg., İtalya’da 7.6 kg., Hollanda’da 17.5 kg., Yunanistan’da 6.0 kg., Belçika’da 10.7 kg.dır. Diğer bir deyişle Türkiye’ye kıyasla Fransa ve Almanya’da 9, İtalya’da 15, Hollanda’da 35, Yunanistan’da 12, Belçika’da 21, ABD de 15, İsviçre ve Japonya’da 17kat daha fazla ilaç tüketilmektedir.

4. TÜRKİYE’DE TARIM İLACI KULLANIMI VE İHRACATI
Türkiye’de ilaç kullanımı daha çok polikültür tarımın yapıldığı Akdeniz ve Ege bölgelerinde yoğunlaşmaktadır. Eldeki verilere göre Türkiye’de yıllık pestisit tüketiminin % 40’ı Adana. İçel ve Antalya olmak üzere 3 ilde yoğunlaşmaktadır.İzmir ve yöresi de bu değerlere ilave edildiğinde bu oran % 65’i aşmaktadır.

Yetiştirilen ürün bazında ilaç kullanımı ele alındığında bu pazarın % 40’nın pamuk ve hububatta ve genelde insektisitlerde yer aldığı görülmektedir.Turunçgil ve üzümünde yer aldığı meyvelerde % 27, sebzede ise % 16, tarım ilacı kullanılmaktadır.

TÜRKİYE’DE ÜRÜNLERE GÖRE TARIM İLACI KULLANIMI

Türkiye’de tarım ilaçları sektörünün en önemli bölümü olan insektisit satışlarının % 40 ı pamuk, % 20’si ise meyve pazarında yer almaktadır.İnsektisit satışlarında % 40 ile organik fosforlular en büyük pazardır. Başlıca organik fosforlu aktif maddeler chlorpyrifos, diazinon dichlorvos, dimethoate, malathion, methamidophos, methidathion, monocrotophos ve parathion methyl’dir. İnsektisit satışlarının % 21’ni sentetik piretroidler kapsamakta olup en önemlileri arasında cypermethrin, lambda cyhalothrin, tralomethrin, zetacypermethrin ve alpha cypermethrin yer almaktadır. Carbamatlar geniş kullanım alanı bulmakta olup carbosulfan, carbaryl, furathiocarb en önemlileridir.
İkinci önemli sektör herbisitler olup bunun % 37’si hububatta kullanılmaktadır.2,4-D, trifluralin, propanil kullanılan genel ilaçlardır. Hububat ürünlerinin başlıcaları buğday, arpa, mısır, yulaf ve çeltiktir. 1994 yılında buğday ekim alanı 8.1 milyon hektar olup 14.7 milyon ton ürün elde edilmiştir. Ortalama buğday verimi hektara 2000 kg.dan azdır. Arpa alanı 3.9 milyon ha olup 68 milyon ton ürün elde edilmiştir
Pamuk ekili alanlar 1998’de 440.000 ha’a düşmüş ve 513.000 ton ürün elde edilmiştir. Şeker pancarı alanı gelişmekte olup 440.000 da’dan 13.7 milyon ton ürün elde edilmiştir. Tütün alanı hızla azalmakta olup 1998’de 180.000 ha alandan 220.000 ton tütün elde edilmiştir. Sebze 780.000 ha alanda yetiştirilmekte olup en önemli sebzeler domates, kavun, karpuz, hıyar, patates, biber ve yeşil fasulyedir. Pamuk dışında tutulacak olursa 1994 yılında 719.000 ha alanda yağlı tohum yetiştirilmiştir. En önemli ürün 580.000 ha alanda 740.000 ton ürün elde edilen ayçiçeğidir.
Diğer önemli bir ürün gurubu da zeytin, üzüm, turunçgil, meyve ve fındığı içine alır. 81 milyon zeytin ağacından her yıl ortalama 850.000 ton zeytin elde edilmektedir. 480.000 ha bağ alanından ise 3.5 milyon ton üzüm elde edilmektedir. 23 milyon turunçgil ağacından 1.8 milyon ton portakal, limon ve mandarin elde edilmektedir. Elma, armut, kayısı, şeftali ve incir yanında fındık en önemli ürünlerden birisidir.
Türkiye yılda 400.000 tonluk ürün ile dünyanın en büyük fındık üreticisi durumundadır. Türkiye’de bu zengin bitki çeşidine rağmen, gelişmiş Batı Ülkelerinde bizden ekili birim alana 10-15 misli fazla tarım ilâcı kullanıldığı yukarıda belirtilmiş idi. Türkiye’de kullanılan tarım ilâçları; miktar ve değer bazında dünya kullanımının % 1 i civarındadır.

TÜRKİYE’DEKİ TARIM İLAÇLARI SEKTÖRÜ
Türkiye’de Tarım İlaçları özel teşebbüs firmalarının faaliyette bulundukları bir üretim dalıdır. Patent, know-how ve benzeri saklı hak ve bilgilerin yoğunluğu bu sektörün özel girişimlere daha elverişli olduğu kanısını vermekte olup ülkemizde de halen tarım ilaçları sektörü özel girişim niteliğindedir.
Türkiye’de tarım ilaçları sanayi 1951 yıllarında kurulmaya başlamıştır. Özellikle 6968 Sayılı Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu’nun 1957’de yayınlanması ve ilgili tüzüklerin 1958’de devreye girmesi; ülkemizde kullanılacak tüm ilaçların, ister yerli, ister ithal olsun kalitelerinin uluslar arası standartta olma zorunluluğunu getirmiştir.
Esasen 6968 Sayılı Kanun; Türkiye’de Zirai Mücadele Organizasyonunun o yıllarda gelişmiş ülkelerdeki yapıya eşdeğer bir organizasyon olmasını sağlamış ve bu kanun en başta Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Genel Müdürlüğü’nün kurulmasını öngörmüş ve ülkemizdeki araştırma ve uygulamaların tek çatı altında belirli disiplinler içerisinde yürütülmesini temin etmiştir.
Bu Genel Müdürlük çağdaş Zirai Mücadele teknolojisinin süratli bir şekilde uygulamaya verilmesini de sağlamıştır.
1985 yılından itibaren de Zirai Mücadele ve Zirai Karantina görevleri Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü’nce yürütülmeye başlanmış,1991 yılında Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü’nün kurulması ile de Zirai Mücadele ile ilgili araştırmalar bu Genel Müdürlükçe yürütülmeye başlanmıştır.
Bu organizasyonlardan bahsedilmesinin nedeni, ilgili kanun, tüzük ve yönetmeliklerin ülkemizde kullanılan tüm ilaçların kalitesinin yukarıda belirtildiği gibi uluslararası standartta olması zorunluluğunu getirmesidir. Kalitenin yüksek olması için de Türkiye’de kurulmuş ve kurulacak sanayinin uluslar arası standartta ilaç imal edebilmesi, çağdaş, modern teknolojik yapıda olması gerekmektedir ve gerçekten ülkemizde kurulan tarım ilaçları sanayi bu yapıdadır ve bu yapının oluşmasında Tarım ve Köy işleri Bakanlığı’nın katkısı büyük olmuştur. 6968 Sayılı Kanun 1958’de yürürlüğe girdiğinden tarım ilaçları sanayi de 1960’lı yıllarda gerçek anlamda kurulmaya başlamış ve bugünlere gelinmiştir.

Kükürt ve göztaşı dahil üretim miktarı 1995 yılında 50.000 tonu bulmuştur. Teorik kapasitenin yüksek tutulmasının nedeni ani epidemiler, ihaleler ve stok risklerinin azaltılmasından kaynaklanmaktadır. Daha verimli kapasite kullanımı için ihracatın arttırılması en yakın çözümdür.
Ülkemizde yaklaşık 2000 ruhsatlı tarım ilacı olup, bunlar içerisinde yer alan teknik madde sayısı 416, ancak tüketilen aktif madde sayısı 243 tür. Bunların 16 tanesi ülkemizde üretilmekte olup, diğerleri ithal edilmekte veya hazır ilaç olarak ülkemize girmektedir.

Toz ilaçların içerisinde yer alan (inert-dolgu) maddelerinin hemen hemen tamamı ülkemizden temin edilmektedir. Ayrıca W.P. ilaçların içerisinde yer alan inert maddelerin tamamı ile ıslatıcı, yayıcı ve suspanse edici maddelerin bir kısmı yine yerli olarak karşılanmaktadır.
Sıvı ilaçların içerisinde yer alan çözücülerin ve emülgatörlerin bir kısmı da ülkemizde üretilmektedir. Ayrıca Yazlık ve Kışlık Yağların üretiminde kullanılan Madeni yağ (Mineral Oil) de hemen hemen tamamen Ali Ağa Rafinesinden temin edilmektedir.
Ayrıca tohum ilaçlarının boyanmasında kullanılan demir oksit ile stabilizatör olarak kullanılan sulfone soya yağı, silisik asit, sitrik asit v.b. maddeler de yerli olarak üretilmektedir.

DÜNYA GIDA GÜVENLİĞİ BAKIMINDAN BİTKİ KORUMA
SEKTÖRÜNÜN KONUMU

1992 yılında Rio de Janeiro’da düzenlenen “BM Çevre ve Kalkınma Konferansı (UNCED)”nda sürdürülebilir kalkınma için taslak olarak 21 no.lı Gündem benimsendi. 21 no.lı Gündemin 14.Kısmı, yani “Sürdürülebilir Tarım ve Kırsal Kalkınma”, 2025 yılında tahmin edilen nüfusun %83’ünün kalkınmakta olan ülkelerde yaşayacağını belirtmektedir. Gündeme göre, “gıda ve lif üretimi taleplerini karşılayacak mevcut kaynaklar ve teknolojiler belirsizliğini korumaktadır. Tarım bu sorunu, halen kullanımda olan alandan alınan ürünü artırarak ve böylece daha fazla araziye yayılma gerekliliğini önleyerek karşılamalıdır.” Bu bağlamda “sürdürülebilir yoğunlaşma” gidilmesi gereken yol olarak önerilmiş olup, Global Crop Protection Federation (GCPF) bu hedefin gerçekleştirilmesine katkıda bulunmaya çalışmaktadır Dünya’da Entegre Ürün Yönetimi(ICM-Integrated Crop Management) hareketleri, çevreyi ve insanı tek bir sistem olarak gören (holistik) çiftçilik yaklaşımını vurgulamaktadır.
Tüm kıtalarda kültürel uygulamalar (örn. Bitki rotasyonu, haşere izleme) ile biyolojik, biyoteknolojik ve kimyasal Bitki Koruma ilaçlarını bir arada içeren Entegre Mücadele(IPM Integrated Pest Management) girişimleri ürünlerinin kullanımı, güvenli ve çevreye saygılı olmalıdır. Sektörün global derneği GCPF(Global Crop Protection Federation) tarafından başlatılıp desteklenen özel “Güvenli Kullanma Projeleri”nin hedefi budur. Bu projeler Guatemala, Kenya ve Tayland gibi özellikle gelişen ülkelerdeki durumu ele almaktadır. Bitki Korumanın önemini vurgulayan bu projeler şimdi eğitim ve öğretime ağırlık verilerek komşu ülkelere yaygınlaştırılmaktadır ve hükümetler, akademik çevre, gayri resmi kurumlar ve uluslararası topluluk ile birlikte çalışmayı hedef almaktadır. Amaç, Bitki Koruma İlaçlarının üretimi, taşınması, kullanılması ve atılmasında sürekli gelişme sağlamaktır.
GCPF, 73 ülkede dünyanın araştırmaya dayalı mahsul koruma sektörünün yaklaşık %90’ını temsil etmektedir. Tarımsal Araştırma-Geliştirmeye yaptığı önemli yatırım – 3 milyar ABD dolarından fazla veya 1998 cirosunun yaklaşık % 10’u -, Entegre Ürün Yönetimi kapsamında yeni bilimsel çözümler geliştirerek sürdürülebilir tarıma yönelik uzun vadeli katkılarda bulunmaktadır. Entegre Mücadele(IPM) 21 numaralı Gündemin sürdürülebilir tarıma yönelik yaklaşımının kilit unsurudur:
Bölgesel çok branşlı projelerin güçlendirilmesi ve Entegre Mücadelenin tarımda gıda ve değerli mahsuller açısından sosyal, ekonomik ve çevresel yararını sergileyen Entegre Mücadele ağları kurmak.
Biyolojik, fiziksel ve kültürel kontrollerin, ayrıca kimyasal kontrollerin türünün bölgelerin şartlarının dikkate alınarak seçilmesini kapsayan uygun Entegre Mücadele geliştirmek
Entegre Ürün Yönetimi(ICM), yenilikler ve sorumlu kullanım aracılığıyla sürdürülebilir tarım:
GCPF sürdürülebilir tarıma kendisini adamıştır ve Entegre Ürün Yönetimi gibi çiftçilik sistemlerinin uygulanmasını teşvik etmektedir. Bu yaklaşım çeşitlilik gösteren ve sağlıklı bir çevreye gösterilen ekolojik özen ile tarıma yönelik ekonomik talepleri birleştirmektedir. Entegre Ürün Yönetiminin esas unsurlarından biri Entegre Mücadeledir. Bu, haşere sayısını ekonomik açıdan kabul edilemeyecek zarar verecek düzeylerin altında tutmak için uygun tüm teknolojiler ve yöntemlerden yararlanan bir haşere kontrol sistemidir. Biyolojik ve mekanik haşere kontrol önlemleri ile Bitki Koruma İlaçlarının rasyonel kullanımını birleştirmektedir. 1997 yılında tüm GCPF üyesi şirketler, sektörün Entegre Mücadele uygulamalarının dünya çapında tüm GCPF üyesi kurumlar ve şirketlerce benimsenmesi ve uygulanmasını teşvik eden Entegre Mücadele Deklarasyonu’na imza atmıştır. Bu bağlamda GCPF üyesi şirketler, çok sayıda Entegre Mücadele projesinde kamu sektörü ile işbirliği içinde çalışmaktadır.‘IPM–Bitki Koruma Sektörünün zerinde ilerleyeceği yoldur,
BİYOTEKNOLOJİ
GCPF tarafından temsil edilen Bitki Koruma Sektörü biyoteknolojiye de kapsamlı, bilimsel ve teknolojik bir dal olarak destek olmakta ve kendi üye firmaları tarafından sunulan bitki koruma ve üretim hizmetlerini tamamlayan bir paket olarak kabul etmektedir. Biyoteknoloji global gıda ve lif üretimini artırmayı hedefleyen ve bunu bitki ve diğer organizmaların genetik olarak geliştirilmesi sağlamaya çalışan önemli ve çevreye duyarlı bir metot olarak kabul edilmelidir. GCPF üyesi şirketler kendilerini tüm tarım sisteminin çevresel ve sosyo ekonomik performansına katkıda bulunmaya adamışlardır. Bu amaçla GCPF, dünya çapında yeni ve sürdürülebilir çözümlerin uygulamasını güçlendirmek üzere kamu-özel ortaklığını kurmaya ve uluslararası kurumlar, hükümetler ve resmi olmayan kurumlar ve diğer taraflar ile diyalogda bulunmak için çaba göstermektedir. GCPF üyelerinin bunu en etkin biçimde yapabilmeleri için, hükümetlerin global ticari işbirliğini tehlikeye atmadan bilime dayalı kararlar verilmesini ve iş çevrelerinde istikrarı destekleyen politikalar belirlemesi gerekmektedir.
Bitki Koruma İlaçları haşereler, hastalıklar ve otlardan kaynaklanan bitki hasarının ve verim kayıplarının doğrudan azaltılması bakımından önemli bir rol oynamaktadır. Bu ürünler ayrıca depolama ve taşıma sırasında kalitenin korunmasına, dolayısıyla gıda ve hayvan yemlerinin kalitesinin korunmasına önemli katkıda bulunmaktadır.
Büyük ölçekli ve makul fiyatlardan güvenilir gıda temini ancak Bitki Koruma İlaçları yardımı ile garanti edilebilir. Bu ürünlerin direkt yararlarının yanında, çok sayıda ilave etki de toplumun Kasım 1996 tarihinde FAO’nun düzenlediği Dünya Gıda Zirvesi’nce belirlenen hedefe ulaşmasına yardım etmektedir. Bitki Koruma İlaçları çevrenin korunmasına yardım etmektedir. Bu ürünler birim alan başına daha yüksek verim alınmasına katkıda bulunarak milyonlarca hektar arazinin tarımdan hariç tutulmasına ve doğal alanların zarar görmeden kalmasına fırsat sağlamaktadırlar.
Dünya nüfusu son 40 yılda iki katına çıkmışsa da, gıda üretimine ayrılan alan neredeyse sabit kalmıştır. Bu, biyolojik çeşitliliğe yapılan önemli bir katkıdır. Koruyucu tarla tarımında saban kullanımının yerini büyük ölçüde alan ve rüzgar ve yağmurdan kaynaklanan toprak erozyonunu azaltan bitki öldürücüler kullanılmaktadır. Bu yöntem ayrıca toprak organizmalarının, kuşlar ve küçük memelilerin korunmasına yardım etmektedir. İnsan sağlığı ve refahı için temel nitelik olarak Bitki Koruma İlaçları sağlıklı beslenme ve dengeli bir diyet sağlanmasına yardımcıdır. Tehlikeli doğal funguslar ve bakteriyel toksinlerin gıdalara bulaşmasını azaltmaktadırlar. Uygun bir sosyo-politik ortamda Bitki Koruma İlaçları çiftçilerin yatırım getirisinin azamiye çıkarılmasına ve gıda fiyatlarının makul bir düzeyde tutulmasına yardım etmektedir.
Entegre tarımın başlatılmasına yönelik güçlü girişimler, sürdürülebilir tarıma ulaşılması bakımından acilen gereklidir. Entegre tarım yaklaşımları dahilinde, tüm unsurların en uygun biçimde kullanılması gerekmektedir. Bu yaklaşımlar doğru yerde doğru ürün türünü, seçilen bitki rotasyon sistemine en uygun tarım tekniklerini, uygun gübreleme Bitki Koruma ve ürünlerinin sağduyulu kullanılmasını içerir. Her şeyden önce çiftçiler, sürdürülebilir tarım sistemleri için optimal girdi geliştirebilmelerini sağlayacak eğitimi almalıdırlar.
Bitki Koruma sektörü, entegre tarım yaklaşımı dahilinde sürdürülebilir tarım alanında dikkat çekecek düzeyde uzmanlaşmıştır. Bu nedenle, Zirve’nin hedefine ulaşılmasında önemli katkılarda bulunabilir. Bu know-how tüm dünyada mevcuttur. Sektör FAO ile işbirliği yapmaya isteklidir. Birlikte Entegre Mücadeleye dayalı sürdürülebilir tarım uygulamasını genişletebiliriz. Çeşitli projeler Bitki Koruma sektörü, resmi ve gayri resmi kurumlar arasındaki işbirliğinin ne kadar başarılı olabileceğini göstermiştir: Modern bilimin kapsamlı kullanılması sayesinde, GCPF üyeleri tüm yeni Bitki Koruma ilaçlarının neredeyse tamamını geliştirmektedir. Halen dünya piyasasının %85’ine sahiptirler. Tüm GCPF üyesi şirketler Pestisitlerin Dağıtılması ve Kullanılmasında Uluslararası FAO Tüzüğü’ne imza atmıştır. Bu şirketler Zirve’nin belirlediği hedefe ulaşılmasına yardımcı tarım tekniklerinin varolduğu inancındadırlar ve bu şirketlere göre söz konusu yöntemler tüm dünyada başlatılabilir.
Modern Bitki Koruma ürünleri, tarımsal üretimin dünyada artan gıda gereksinimini karşılamaya devam etmesini sağlamaya yardımcı olacaktır. Hem bu ürünler hem de çiftçilik aynı zamanda ekonomik ve çevreye ve insan sağlığına uyumlu kalacaktır.

2 YORUMLAR

  1. Bu konuyla yani ‘Dünyada ve Ülkemizde Tarım İlaçları Kullanımı’ ile ilgili çalışması olan ya da bilinen çalışmalar varsa bize yollarsanız sitede yayınlarız. Ekip olarak bu konunun önemi üzerinde durmak istiyoruz..

Bir Cevap Yazın