E-Tarım ve 2023 Yılı

0
878

Uçsuz Bucaksız TarlaBilgi çağında 2023 yılı son derece anlamlı bir tarih, Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıl dönümü, çok uzak değil yakın bir gelecek. 1 asır boyunca yapılan hizmetler ve yapılamayanlar mutlaka gözden geçirilecektir. Öyle ise 2023 yılına kadar Bakanlığımızın bilişim politikaları, faaliyetleri ve hedefleri ile tarımda bilgi teknolojilerinin kullanılmasında hangi aşamadayız, ne yapıyoruz ve nereye gidiyoruz?

Gelecekte dünya ülkelerinin tarım yönünden zenginlikleri ve gelişmişlikleri, kendi kendine yeten ülkelerden biri olma kavramı, sadece ellerindeki büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayıları yada ürettikleri buğday miktarına göre değil sahip oldukları genetik kodları, insan kaynakları ve doğal zenginliklerine ait envanterlerden oluşan veritabanları ve teknoloji kullanımları ile belirlenecektir. Biyoteknoloji, bilgi ve iletişim teknolojilerindeki hızlı gelişmeler yönünden diğer ülkeler gibi ülkemizde bir yol ayırımında bulunmaktadır. Bu yol ayırımı 2015 yılı tabelası ile gösterilmektedir.

Günümüz dünyası; globalleşen dünya, global ekonomi, yeni ekonomi ve özellikle “Digital Divide” (sanal bölünme) gibi kavramlarla tanımlanmaktadır. Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü, CIA, Carniege, Rand, Uluslararası Barış Vakfı, diğer akademik düşünce merkezleri ve dev şirketlerce yapılan ciddi araştırmalar, “Global Trends 2015” başlığı altında toplanmaktadır. Bilim ve Teknoloji, Çevre ve Doğal Kaynaklar, Demoğrafik Yapı ve Global Ekonomi konularında orta vadeli görüş sistematiği çerçevesinde yeni bir düzen anlayışından bahsedilmektedir. Bugün olduğu gibi ülkeler, Gelişmiş, Gelişmekte olan yada Geri Kalmış Ülkeler şeklinde değil bilgi toplumu olma yolunda belirlenen eşiği geçenler (1. sınıf ülkeler) ve sınıfta kalanlar (2. sınıf ülkeler) şeklinde anılacaktır. 2. sınıfta olan ülkelerin ekonomide, sanayide, tarımda, ticarette, siyasette hiçbir şansı olmayacaktır.

Türkiye’nin yer alacağı sınıfı belirlemek ülkemiz insanına düşmektedir. Herkes üzerine düşen görevi önce birey yurttaş olarak yerine getirir ve sorumluluklarını yeterince bilirse, 1. sınıf ülke insanı olmanın mutluluğunu ve onurunu yaşayacaktır. “Geleceğini tasarlayamayan ulusların geleceği olmayacaktır”. Şimdiden geleceğin nerede ve nasıl biçimleneceği bilmek, gerekli tedbirleri almak kaçınılmaz olmuştur.

Tarihi süreç analizinde, tarım toplumu, sanayi toplumu olma yönünde geri sıralarda kalmamıza rağmen, bilgi toplumu olma yönünde oldukça şanslı bir eşikte olduğumuzu görmekteyiz. Son yıllarda bilgisayar kullanımının hızlı bir şekilde artması,  Internet’in yaygınlaşması yeni ufukların göstergesidir. Yapılan araştırmalara göre 2002 yılı sonunda Türkiye’de  5 milyon kişinin Internet kullanıcısı olacağı, 2005 yılında 10 milyon kişiye ulaşacağı ve Avrupa ülkeleri arasında en hızlı artışın ülkemizde yaşanacağı tahmin edilmektedir. Bu göstergeler bağlamında ulusal bilişim eylem planlarının hazırlanması, Internet kültürünün şekillendirilmesi, bireysel kullanımının yanında kurumsal ve sektörel kullanıma odaklanılması da ayrı bir önem taşımaktadır.

Tarım sektörü yönünden geleceği irdelediğimizde, üretimin çeşitlendirilmesi, verimliliğin artırılması, pazarlama kanallarının oluşturulması, iç ve dış ticarette rekabet gücünün artırılması, çiftçimizin refah düzeyinin yükseltilmesi, tarımsal sanayinin geliştirilmesi ve kurumlar arası koordinasyonun artırılması bilgi çağının gereğidir.

Bilgi teknolojileri ve Internet’in tarımsal faaliyetlerde yaygın olarak kullanımı küçük çiftçilerin dahi pazara kolaylıkla ve düşük maliyetlerle çıkmalarına imkan vermektedir. Güney Afrika ve Yunanistan örneklerinde olduğu gibi, köy kahvelerine Internet erişimli bilgisayarlar yerleştirilerek kırsal kesimde yaşayan ve tarımla uğraşan kişilere hizmet verildiğini görmekteyiz. Yunanistan’ın dağlık kuzeybatı bölgesinde arıcılık yapan bir üreticinin 2,5 ton’luk organik balını, köyde Internet kullanmayı bilen gençler sayesinde yerinde ve yüksek fiyatla bir Alman gıda pazarlamacısına satabilmesi diğer bir örnektir.

Dünyada tarım kesiminde bilgi teknolojilerinin kullanılması hızla yaygınlaşmaktadır. Gelişmiş ülkelerde tarımda bilgisayar kullanımı ülkemizle karşılaştırılamaz derecede ileri düzeydedir. Ülkemizde tüm çiftçiler içinde bilgisayar sahibi ve Internet kullanan çiftçi oranı %01’ler seviyesinde iken, Danimarka’da bilgisayar sahibi çiftçi sayısı %80, Internet kullanan %50; aynı sıralama ile İngiltere’de %70, %38; Hollanda’da %60, %50; Almanya’da %44, %32’dir. Ülkemizde çiftçilerimizin bilgisayar kullanım becerilerinin olmaması, eğitim eksikliği, kullanım zorluğu, altyapı eksikliği, yatırım maliyetinin yüksekliği, teknoloji korkusu tarımda bilgi teknolojilerinin yaygınlaşmasını engellemektedir.

Doğal kaynakların rasyonel kullanımı, çiftçi profilinin belirlenmesi,ürün deseni, üretim ve tüketim değerlerinin tesbiti, pazar hareketlerinin takibi, tarımsal sanayi girdilerinin ve sermaye yatırımlarının planlanmasından oluşan tarım politikaları doğru, yeterli ve güvenlir bilgi kaynaklarına erişimle mümkün olmaktadır. Gerek duyulan bilgilerin toplanıp, sınıflandırılarak analizleri yapılan verilerle olabilmesi elektronik veritabanı ve bilgi teknolojilerini kullanımı ile gerçekleşebilir.

Ülkemizde kapsamlı bir tarımsal veritabanından söz etmek  oldukça yeni bir kavram olarak göze çarpmaktadır. Mutlaka bir yerlerde bir takım kişilerde ve kuruluşlarda çeşitli tarımsal veriler bulunmaktadır. Ancak birbirini tamamlayan, doğrulayan, güncel, gerçek ve güvenilir bilgi yumağı halinde olmadığı bilinmektedir. Aslında Osmanlı İmparatorluğu döneminde 1750’li yıllardan itibaren “Kayd-ı Kudüme” adlı kütüklerin düzenli birer tarımsal veritabanı olduğunu bilmekteyiz. Osmanlı kağıt üzerinde verileri tutarken günümüzde de halen kağıt ortamında veri tutulması ve kullanılamaması geçen süre ve tecrübeler göz önüne alındığında oldukça düşündürücüdür. Son yıllarda Bakanlığımızca yürütülen tarımda yeniden yapılanma ve reform çalışmaları ile kapsamlı bir tarımsal veritabanı gerekliliği ve önemi daha iyi anlaşılmaktadır.

2000’li yıllarda resmi devlet politikası olarak, Türkiye ekonomisindeki gelişmeler; reel ekonomi, kamu kesimi, para ve sermaye piyasaları, ödemeler dengesi ve “e-yapısal reformlar” baz alınarak izlenmektedir. E-yapısal reformlar başlığı altında ise özelleştirme faaliyetleri, Telekomünikasyon Kurumu, Türk Akreditasyon Kurumu, bankacılık reformu ve tarım sektörü şeklinde 5 temel strateji belirlenmiştir. Bilgi teknolojilerinin tarım sektöründe kullanımının geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasına Bakanlığımız öncülük etmektedir. Artık “e-tarım” dönemi başlamıştır. Kurum olarak ileriye dönük projeksiyonlar ve bilişim politikaları belirlenmiş ve aşama aşama devreye alınmaktadır.

İlk olarak 1990’lı yıllarda kurumsal bilgisayar kullanımın teşvik edilmesi, geniş alan bilgisayar ağlarının kurulmaya başlanması, üretim, yayım ve araştırmaya yönelik veritabanı kurulması, coğrafi bilgi sistemi ve uzaktan algılama çalışmaları, 1997 yılından itibaren Internet’in Bakanlığımızda kullanılmaya başlaması, 2000 yılında kapsamlı web sitesinin oluşturulması  ve “Tarım-NET” hedefi çerçevesinde, Bakanlık tüm birimlerinin birbirine entegrasyonu ve “Tarımsal Veritabanı” tasarımının başlatılması yeni bir süreçtir. Çiftçi Kayıt Sistemi, Alternatif Ürün Projesi, Organik Tarım Bilgi Sistemi, Hayvan Kayıt Sistemi, Çiftlik Muhasebe Sistemi, Kooperatifler Bilgi Sistemi, Tarımsal Piyasaları İzlenme Bilgi Sistemi, e-Europe/e-Türkiye/e-ticaret/e-tarım Çalışmaları, Bakanlık WAN (Geniş Alan Bilgisayar Ağı) ve Intranet Projesi, Sanal Kütüphane Hizmetleri, FAO ile Agris, Caris ve Agrovoc, WAICENT paralelinde Türkiye Tarımsal Bilgi Merkezi (TAICENT) Projeleri yürütülmekte olan kapsamlı bilişim faaliyetleridir.

Sonuç olarak; ülkemiz ve tarım sektörü artık kabuk değiştirmekte, ileriye ve geleceğe odaklanmış olarak atılım yapmaktadır. Bakanlığımızca, aktif nüfusumuzun %41’ine karşılık gelen, tam gün yada kısmi çalışan 9,7 milyon kişinin istihdam edildiği sektöre verilen hizmetlerde, en son bilgi teknolojileri kullanımına yer verilmektedir. 2023 yılındaki Türk tarımının tablosu şimdiden çizilmekte ve hizmetlerin rasyonelliği planlanmaktadır. Hedef ülkemizin refahı ve insanımızın mutluluğudur.

Kaynak: Tarım Bakanlığı

Bir Cevap Yazın