Fındıkta 71 yıl sonra serbest piyasa ekonomisine geçildi

1
795

Fındık fiyatları iki yıldır serbest piyasada belirlenirken, uygulamaya ilişkin tartışmalar da devam ediyor. Ordu Ziraat Odası Başkanı Necat Avcı, fındık üreticisinin serbest piyasa ekonomisine henüz hazır olmadığını ileri sürerken, Ulusal Fındık Konseyi Üyesi Mustafa Poyraz, üreticinin yeni stratejiyi benimsediğini söyledi.

M.Ö 2838 yılından kalma Çin belgelerinde rastlanan fındık, M.Ö 4. asırda deniz yoluyla Giresun’a ulaştı. Ana üretim bölgesi olarak bilinen Ordu’nun Ünye ilçesi ile Trabzon’un Sürmene ilçesi arasında Osmanlı döneminden bugüne kadar sürekli olarak artış göstererek yayılan fındık, zaman içinde önemli bir ihraç ürünü haline geldi. 

1773 yılından beri Türkiye’den çeşitli ülkelere ihraç edilen fındık, Cumhuriyet’in kuruluşunun ardından 1938 yılında Atatürk’ün talimatıyla oluşturulan FİSKOBİRLİK’in devreye girmesiyle ülkenin en önemli tarım ürünlerinden biri oldu.

FİSKOBİRLİK ÜRETİCİNİN UMUDU OLMUŞTU

Atatürk’ün 1938 yılında, “Belli başlı ürünlerimizi ilgilendiren birlikler kurulmalıdır” sözüyle toplanan 1. Ulusal Fındık Kongresi sonrası aynı yıl içinde kurulan FİSKOBİRLİK, kuruluşundan 2004 yılına kadar, fındık piyasasında üreticilerin deyimiyle “takoz” görevi üstlendi.

Fındık üreticilerinden oluşan binlerce ortağı bulunan FİSKOBİRLİK her hasat sezonu öncesi kendi fiyatını açıklayarak, serbest piyasada fiyatların belli bir rakamın altına düşmemesini sağladı. Bu sayede de üreticilerin umuda haline gelen FİSKOBİRLİK 2004 yılında yaşadığı maddi sıkıntıların ardından 6yıldır piyasada kendisine yer bulamıyor.

Her sezon fındık alımı yapmasına rağmen, üreticiler kendilerine geçmişten yüklü miktarda borcu olan Birliğe ürünlerini vermeye sıcak bakmıyor.

FINDIK MİTİNGİ

FİSKOBİRLİK’in 2004 yılında girdiği dar boğaz nedeniyle ürün alamaması ve üreticilere olan borçlarını ödememesi üzerine fındık üreticileri 2006 yılında Ordu’da fındık mitingi düzenledi.

Binlerce üreticinin katıldığı mitingde çeşitli olay meydana gelmiş ve Karadeniz sahil yolu yaklaşık 9 saat trafiğe kapatılmıştı. Yaptıkları mitingle devletin tekrar fındık piyasasında olmasını talep eden üreticiler bu amaçlarına da ulaştı. Aynı yıl içinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ve Bakanlar Kurulunun kararıyla Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarihinde ilk kez fındık alımı yaparak, kısa süreli de olsa FİSKOBİRLİK’in görevini üstlendi.

71 YIL SONRA SERBEST PİYASA EKONOMİSİ

Hükümet 2006 yılında devreye soktuğu TMO’nun bu kez 2009 yılında fındık piyasasından çekilmesine karar verdi. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan yeni Fındık Stratejisiyle üreticilere çeşitli desteklemeler yapılarak, 71 yıl sonra fındık fiyatlarının serbest piyasa ekonomisi şartlarına göre oluşması öngörüldü.

Üç yıl uygulanması planlanan stratejinin iki yılı geride kalırken, bu süre içinde devlet üreticilere dekar başına 150 lira ödemede bulundu. Yine ayrıca alternatif ürüne geçen üreticilere de dekar başına 600 lira ödeme yapıldı.

“ÜRETİCİ SERBEST PİYASA EKONOMİSİNE HAZIR DEĞİL”

Ordu Ziraat Odası Başkanı Necat Avcı, fındık üreticisinin tarihinde ilk kez tanıştığı serbest piyasa ekonomisine henüz hazır olmadığını öne sürdü.

Avcı, yeni stratejinin uygulanmaya konulmasıyla birlikte fındık üreticisinin sessizliğe büründüğünü ifade ederek, “Devlet tarafından dekar başına verilen 150 lira bir lütuf olarak algılanıyor” dedi.

Üreticinin 150 lira destekten çok, ürününün daha değerli olduğunun farkında olmadığını savunan Avcı, şunları söyledi:

“İki yıldır uygulanan ve bir yıl daha uygulanacak olan stratejinin başarılı olup olmadığı yönündeki kararımızı geride kalan iki yıla bakarak veremeyiz. Çünkü iki dönemdir fındık rekoltesinde aşırı bir düşüş yaşanmakta. Bizler 800 bin rekolteyi görmüş bir ülkeyiz. 800 bin ton rekoltenin olduğu bir dönemde üreticiyi koruyan bir mekanizma oluşturulmazsa, üretici ürününü 1 liraya dahi satamaz. Ürününü satmak için insanlara yalvarır hale gelir.

Böyle bir durumla karşı karşıyayız. Serbest piyasa ekonomisi modelinin fındıkta uygulanması, kabullenmesi veya dayatılması son derece yanlış.”

Avcı, geçtiğimiz yıl üreticiye devlet tarafından 700 milyon lira civarında destek yapıldığını da belirterek, “Belki bu desteğin yarısı FİSKOBİRLİK’e yapılsaydı, bugün üreticinin yaşadığı sıkıntılar yaşanmayacaktı. Ama yine tekrarlıyorum. Devlet verdiği desteği bir sene sonra kesecek. Kesmese dahi rekoltenin yüksek olduğu bir yılda ben üreticinin büründüğü sessizliğini bozacağını tahmin ediyorum” diye konuştu.

FİYATLAR DÜŞMEDİ

Fındık üreticisi Dursun Aktaş ise fındık fiyatlarının son 2 yıldır serbest piyasa koşullarına göre şekillenmesine rağmen fiyatlarda önemli derece de bir düşüş yaşanmadığını söyledi.

TMO ve FİSKOBİRLİK gibi kurumların müdahale alımı yaptığı yıllarda da fındığın serbest piyasada hemen hemen aynı fiyat aralığında satışa sunulduğunu ifade eden Aktaş, “Burada önemli olan ileride piyasada yaşanması muhtemel sorunlarda hangi kurumun müdahaleci olacağıdır. Şu an için öyle bir kurum gözükmüyor. Ama iki yıllık süreçte her hangi bir sorun yaşanmadığı için uygulama yolunda gidiyor gibi gözüküyor” dedi.

“ÜRETİCİ YENİ STRATEJİYİ BENİMSEDİ”

Ulusal Fındık Konseyi (UFK) üyesi ve Poyraz Poyraz Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Poyraz ise fındık üreticisinin yeni stratejiyi benimsediğini ileri sürdü.

Fındığın serbest piyasa koşullarına bırakılmasını savunan kişilerden bir tanesi olduğunu vurgulayan Poyraz, şunları söyledi:

“Tabii bu siyasi bir riskti. Onun için zor alınacak bir karardı. Ama bu hükümet bu kararı araştırdı, bazı riskleri de göze alarak, fındığı destekleme kapsamından çıkararak, serbest piyasa şartlarına bıraktı. Tabi bırakırken, öncelikle üreticiyi düşünerek, bazı desteklemelerde bulundu. Buradaki ana hedef de ovalarda fındığın söktürülmesi ve üretimin durdurulmasıydı. İki yıldır uygulanan stratejinin semeresini gördük. Bakın fiyatlar düşmüyor.

Geçen sene düşmedi, bu sene de 600 bin tona yakın fındık var, fiyatlar düşmedi. Tabii bazı kişiler bu sistemin yanlış olduğunu, tutmayacağını, üreticinin mağdur olacağını düşündüler, konuştular. Fındığın serbest piyasada her geçen gün tüketimi artacak bundan hiç kuşkumuz yok. Özetle üretici yeni stratejiyi benimsedi.”

ÇEKİ DÜZEN GELDİ

Stratejinin her kesime önemli avantajlar getirdiğini de vurgulayan Poyraz, “Bir kere üretici eskiden, “Nasıl olsa devlet fındığı belli bir fiyattan alıyor” mantığında olduğu için ürünün kalitesinde olsun, verimin de olsun maliyetlerinde olsun, hiçbir hesap kitap yapmadan 1 ay çalışıp 11 ay oturarak, zamanını geçiriyordu. Bu da fındık sektörüne çok büyük zararlar veriyordu. Bu sistemle devlet desteklemesi olmadığı için üretici kendine bir çeki düzen verdi.

Yıllardır borçlu olarak yaşamını sürdüren üretici, bu kez borçlanmadı. Biz bu işin içinde olduğumuz için biliyoruz. Şu an köylümüzün yüzde 90’ı borçsuz olarak sezona giriyor. Bu da fiyatların düşmemesinin en büyük etkeni” diye konuştu.

Fındıkta ikinci yılı uygulanan stratejik planın ardından Ordu’da fındık fiyatları ise serbest piyasada 4,20 lira civarında seyrediyor. İki yıl önce 4-4,50 lirayı bulan fındık fiyatları geçen yıl serbest piyasada 4 ile 4,30 lira arasında işlem gördü.

Haber Kaynağı: Radikal Gazetesi – www.radikal.com.tr

1 YORUM

Bir Cevap Yazın