Gıda ÜrünleriANKARA (A.A) – Ankara Bölge İdare Mahkemesi, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın, ”denetimler sonucunda ürünleri sağlığa zararlı olduğu belirlenen firmaların adlarının Bilgi Edinme Hakkı çerçevesinde açıklanabileceği” yönündeki mahkeme kararına yaptığı itirazı red etti.

Mahkeme, bakanlığın savunmasını da dikkate alarak, bilgi talebinin, ”haksız rekabete ve kazanca sebep olmayacak şekilde, ürünlerinin tamamı toplatılan veya olumsuzluktan tek başına sorumlu olan firmalara ilişkin bilgilerin açıklanması” yönünde karşılanabileceğini belirtti.
AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Bursa’da faaliyet gösteren avukat Erol Çiçek’in, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın 2009 yılında yaptığı gıda denetim sonuçlarına ilişkin haberlerin basında yer alması üzerine, ”bilgi edinme hakkı” çerçevesinde, ”ürünleri sağlığa zararlı çıkar firmaların isimleri ve ürünlerinin listesinin kendisine verilmesi” istemiyle ilgili Ankara 6. İdare Mahkemesi’nde açtığı davanın ”idarenin eylemi konusunda yürürlüğün durdurulması istemi” ile ilgili bölümü sonuçlandı.
Davada, Ankara 6. İdare Mahkemesi, bu bilginin açıklanmasını red eden bakanlık işlemi hakkında bir süre önce ”yürütmeyi durdurma” kararı verirken, Ankara Bölge İdare Mahkemesi, bakanlığın bu yürütmeyi durdurma kararına yaptığı itirazı red etti. Davanın yürütmeyi durdurma talebi ile ilgili bölümü sonuçlanırken, 6. İdare Mahkemesi, davayı esastan görüşmeye devam edecek.
Ancak, bakanlık mahkeme devam ederken, denetim sonuçlarına ilişkin listeyi avukat Erol Çiçek’e verdiği için, mahkemenin esastan vereceği karar, bilginin açıklanması konusunda sonucu değiştirmeyecek.
Diğer yandan Bölge İdare Mahkemesi, bakanlığın ”sadece belirli bir partisi piyasadan toplatılan ürünün ve üreticisinin adının topluma duyurulmasının bu firma tarafından üretilen tüm ürünlerin sağlığa aykırı olduğu şeklinde hatalı bir algıya yol açarak, haksız rekabete ve kazanca sebep olacağı” savunmasını haklı buldu.
Mahkeme, ”kimyasal ve mikrobiyolojik açıdan mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle bakanlık tarafından toplatılmasına karar verilen gıda ürünleri içeresinde belirli bir firma tarafından üretilen ürünlerin tamamı var ise yada ürünlerde tespit edilen olumsuzluktan sadece bir firmanın sorumlu olduğu hususu kesin olarak belirlenmişse,” firma ve ürün adı verilerek toplumun bilgilendirilmesi ve böylece tüketici sağlığının korunması için tedbir alınmasına imkan sağlanması gerektiğine dikkat çekti. Bilgi edinme hakkı çerçevesinde bilgi talep eden kişinin isteğinin, bu kriterlere dikkat edilmeden ve ”istenen bilgiler verilmesi halinde haksız rekabete ve kazanca sebep olunacağını kanıtlayan nedenler gösterilmeden” red edilmesinin yasaya uygun olmadığına işaret eden mahkeme, bakanlığın, ”Ankara 6. İdare Mahkemesinin yürürlüğün durdurulması kararına” ilişkin itirazını red etti.
-OLAYIN GEÇMİŞİ

Bursa’da faaliyet gösteren avukat Erol Çiçek, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın 2009 yılında yaptığı gıda denetim sonuçlarına ilişkin haberlerin basında yer alması üzerine, ”bilgi edinme hakkı” çerçevesinde, ”ürünleri sağlığa zararlı çıkar firmaların isimleri ve ürünlerinin listesinin kendisine verilmesi” istemiyle, BİMER (Başbakanlık İletişim Merkezi) kanalıyla, 26 Temmuz 2010’da Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’na başvurmuştu. Çiçek, başvurusunda, Anayasa’nın Tüketicilerin Korunması’na ilişkin 172 ve 56. maddeleri kapsamında ürünleri sağlığa zararlı bulunan firmaların ve ürünlere ilişkin bilginin kendisine verilmesini istedi.
Bakanlık, geçen yıl, 2 Ağustos 2010’da Çiçek’e verdiği yanıtta, ”yasal çerçevede gıda denetimi yapılan firmaların teşhir ve ilan edilmesine ilişkin bakanlığın yetkisinin bulunmadığını, mevcut mevzuat kapsamında, herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın doğrudan doğruya firma isimlerinin açıklanması ve ilan edilmesinin hukuken mümkün olmadığını” bildirdi. Tüketici sağlığının korunmasına yönelik yürütülen gıda denetimlerine ait sonuçların bakanlığın internet sitesinde (www.kkgm.gov.tr) kamuoyunun bilgisine sunulduğu belirtildi.
Bakanlığın yazısı üzerine, avukat Erol Çiçek, avukat kardeşi Öznur Çiçek Bildik aracılığı ile bakanlık aleyhine, Ankara 6. İdare Mahkemesi’nde, bakanlık işleminin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemi ile dava açtı. Dava dilekçesinde, bakanlığın bilgileri açıklamama kararının sağlıklı yaşam hakkını da olumsuz etkilediği kaydedildi.
Ankara, 6. İdare Mahkemesi, 15 Aralık 2010 tarihli yürütmeyi durdurma kararında, ”davacının istemiş olduğu bilgi ve belgelerin sağlığa zararlı ürünlerin ve bu ürünleri üreten firmaların listesine ilişkin olduğu, halk sağlığını ilgilendiren hususların ticari sır olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle 4982 sayılı kanunda yer alan istisnalar kapsamında değerlendirilemeyeceği” göz önüne alındığında, davacının başvurusunun reddine ilişkin işlemde ”mevzuata uyarlık bulunmadığı” sonucuna vardı. Kararda, davacının talep ettiği bilgi ve belgelerin halkın genelinin ve bu arada davacının sağlığını yakından ilgilendirdiği, bu nedenle söz konusu bilgilerin bilinmesinde kamunun menfaatinin bulunduğu hususları gözetildiğinde, ”bu bilgilerin verilmemesinin telafisi güç zararlara yol açacağı” belirtildi. Mahkeme, açıkladığı nedenlerle, açıkça hukuka aykırı olan ve uygulanması halinde giderilmesi güç veya imkansız zararlara sebebiyet vereceği anlaşılan dava konusu işlemin teminat aranmaksızın yürütmesinin durdurulmasına, 15 Aralık 2010’da oybirliği ile karar verdi.
-BAKANLIK, HEM MAHKEMEYE İTİRAZ ETTİ, HEM DE DENETİM SONUÇLARI LİSTESİNİ AÇIKLADI

Bakanlık, yürürlüğün durdurulmasına ilişkin kararın tebliğinden itibaren (7) gün içerisinde Ankara Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz etti. Ancak, itiraza rağmen, bakanlık, denetim sonuçlarına ilişkin sağlığa zararlı olduğu belirlenen ürünlerin ve bu ürünleri üreten firmaların yer aldığı 24 sayfalık listeyi, davayı açan avukat Erol Çiçek’e, mahkeme kararına istinaden 24 Mart’ta, ”kişiye özel bilgi” olarak gönderdi.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, 2009’da, 22 bin 172 gıda örneğinde yaptığı analiz sonucunda, 1171 örnekte olumsuzluk tespit etmiş, bal, pekmez, tavuk eti, kırmızı toz-pul biber ve incir ezmesi, en fazla olumsuzluk tespit edilen ürünler olmuştu. 2009’da 2 bin 262 bitkisel üründe yaptığı zirai ilaç kalıntısı analizinde, 155 üründe limitlerin üzerinde pestisit belirlenmiş, bin 311 hazır yemek örneğinde yapılan analizlerde, örneklerin yüzde 4,42’si mikrobiyolojik kriterlere uygun çıkmamış, ayrıca analiz edilen 122 bebek mamasından 3’ünde kurşun çıktığı duyurulmuştu. Ancak, bakanlık daha sonra yaptığı açıklamada, bebek mamasında kurşun bulunduğuna ilişkin analizlerle ilgili sehven yanlış yapıldığını belirterek, böyle bir tespitin olmadığını bildirmişti.
-EROL ÇİÇEK’İN AÇIKLAMASI

Avukat Erol Çiçek, ”Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın, mahkemenin yürürlüğün durdurulması kararına yaptığı itirazın red edilmesi” ile ilgili yaptığı açıklamada, mevzuatta yetkisi bulunmasına karşın, bakanlığın, sağlığa zararlı gıda üreten firmaları ve ürünlerini açıklamadığını öne sürdü.
Çiçek, açıklamasında, ”Bakanlık, bazı firmaların ticari çıkarlarını, halk sağlığına üstün tutmaktadır. Ellerinde yeterli mevzuat vardır, çatışan çıkarlar olsa bile, halkın sağlığı en önde olmalıdır” görüşüne yer verdi.
Bakanlığın konu ile ilgili yaptığı basın açıklamasında, ”daha önceki mevzuat uyarınca denetim yapılan firmaların ve markaların, herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın, teşhir ve ilan edilemeyeceği” bilgisine, ”Bakanlığın inisiyatifinde olup da isim açıklamama gibi bir durum kesinlikle söz konusu olmadığı ve mevcut mevzuat çerçevesinde bakanlığın tutumunun yasal bir zorunluluk olduğu” ifadelerine yer verildiğine işaret eden Çiçek, bakanlığın bu açıklamalarının hiçbir hukuki dayanağı olmadığını öne sürdü.
Diğer hiç bir mevzuatta olmasa bile, Anayasa’nın ”Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir” ve ”Devletin, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirler alacağı, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik edeceği”hükümleri gereği hükümlerine dayanılarak sağlığa zararlı gıdalara ilişkin bilgilerin topluma açıklanabileceğini savunan avukat Çiçek, kaldı ki yeni çıkarılan gıda kanununda da bakanlığın toplumu bilgilendirmesine dönük yeterli hükümlere sahip olduğunu kaydetti.
Yeni gıda kanununda, ”bakanlık, uygun gördüğü hallerde” denmek suretiyle bakanlığa geniş bir takdir alanı bırakıldığını öne süren Çiçek, ”Tüm bunlar göstermektedir ki, bakanlık bazı firmaların ticari çıkarlarını, halk sağlığına üstün tutmaktadır. Ellerinde yeterli mevzuat vardır, çatışan çıkarlar olsa bile, halkın sağlığı en önde olmalıdır” görüşünü savundu.

Bir Cevap Yazın