Şimdi kelebek gözleme zamanı

0
694

kelebekBütün Avrupa’da 500’ün biraz üstünde kelebek çeşitliliği olduğu göz önüne alınırsa Türkiye, sahip olduğu yaklaşık 380 türle bir kelebek cenneti. Nisan-ekim dönemi de onları gözlemek için en uygun zaman.

Kiminin hayatı sadece saatlerle sınırlıyken, kimisi en fazla iki yıl yaşar. Üzülürüz onlar adına; bizim için bir göz açıp kapama süresidir bu ama bir ömür uzunluğundadır onlar için. Kelebekler insan sağlığı için gerekli olan çevre sağlığının mükemmel göstergeleridir. Bir bölgede kelebek popülasyonunda düşüş genellikle o çevrenin  bozulduğuna işaret eder.

Bütün Avrupa’da 500’ün biraz üstünde kelebek çeşitliliği olduğu göz önüne alınırsa Türkiye yaklaşık 380 farklı türle bir kelebek cennetidir. Ancak Türkiye’deki her 10 kelebekten birinin nesli tehlike altında ya da tehdide yakın olarak sınıflandırılmıştır.

Yusufeli’nde 200 tür var
Çoruh Havzası’nda bulunan Yusufeli, 200 tür kelebeği ile 1800 kilometrekarelik küçücük bir alanda Türkiye kelebeklerinin yüzde 53’ünü barındırır. Ancak yapım aşamasında olan Yusufeli barajı ve diğer küçük HES projeleri, bu çeşitliliği ciddi derecede tehlike altına atmaktadır.
Türkiye’de görülen kelebek türlerinin 45 tanesi endemik yani dünya üzerinde Türkiye’den başka hiçbir yerde bulunmamaktadır. Ancak çevredeki değişimlerden çok kolay etkilenebilen kelebekler, insan yaşamı için yapılan faaliyetlerin çoğundan; şehirleşmeden, madencilikten, plansız enerji yatırımlarından ve kirlilikten en çok etkilenen türlerin başında geliyor. Ayrıca geleneksel tarım uygulamalarının terk edilmesinin birçok kelebek türünün yok olma sınırına gelmesine sebep oldu.
Örneğin tüm dünyada yalnızca Çoruh Nehri havzasında yaşayan ‘merhaba çokgözlüsü’ adlı kelebeğin nesli tehlike altındadır. Uzmanların çalışmaları sonucunda türün yok olmaya yaklaşmasının en temel nedeninin yaşam alanının kaybolması olduğu liste çalışmasıyla anlaşıldı. Bodrum’da yaşayan ‘Halikarnas esmeri’ ile Malatya’da yaşayan ‘Mezopotamya çokgözlüsü’ nesli tehlike altındaki türlerden diğerleri arasındadır.
Tek yaşadığı yer Türkiye olan kelebeklerden ‘Anadolu çokgözlüsü’ Isparta, Konya, Adana, Bilecik ve Eskişehir’de görülüyor. ‘Çokgözlü Fatma’ ile ‘çokgözlü buzulmavi’ Van ve Hakkâri’de; ‘Koçak’ın esmerperisi’ Artvin, Van, Hakkâri’de; ‘çokgözlü Anadolu beyazı’ Doğu Anadolu dışındaki bölgelerde; ‘yaz meleği’ ise Gümüşhane, Adana ve Van arasında görülmektedir.

Bir belgesel gibi
Türkiye’nin büyük bir kısmında kelebek gözlemek için en ideal zaman nisan-ekim aylarıdır. Kelebek gözlemciliği tüm doğayla tanışmak ve yakınlaşmanın en güzel yollarından biridir. Bir kelebek gözlemcisi olarak bir kelebeğin uçuşuna, kurlaşmasına, yumurtadan tırtıla kadar olan tüm evrelerine tanık olup, tüm bunları basit bir dijital fotoğraf makinesi ile belgeleyebilir ve hemen evinizin arkasındaki çimenlikte, parkta ya da bahçede, National Geographics tadında bir belgesel deneyimi yaşayabilirsiniz. Türkiye’de son birkaç yıldır yaygınlaşmaya başlayan kelebek gözlemciliğine başlamak isterseniz www.trakel.org adresinden bilgi ve fotoğraf paylaşabilirsiniz.

Kelebeğin öyküsü
Kelebeklerin dünyaya gelişlerini en güzel bir Kızılderili hikâyesi anlatır: Tanrı heybesini aldı, içine bir tutam güneş ışığı, gökyüzünden bir avuç dolusu mavilik, mısır tozunun beyazı, oynayan çocukların gölgesi, güzel bir kızın saçlarının siyahlığı, düşen yaprakların sarısı, çam yapraklarının yeşili ile etrafındaki çiçeklerin kırmızısı, mor ve turuncusunu toplayıp hepsini doldurmaya başladı. Kelebekler bu heybenin içinden çıktılar.

 

Bir Cevap Yazın